Orta-Dünya'nın Usta Demircileri: Cüceler
Orta-Dünya denince çoğu kişinin aklına önce Elfler, Büyücüler veya İnsan krallıkları gelir. Ancak dağların derinliklerinde yaşayan, taşa ve metale hükmeden bir halk vardır ki; tarihin akışını defalarca değiştirmiştir: Cüceler.
Orta-Dünya'daki diğer halkların aksine Cüceler oldukça sıra dışı bir kökene sahiptir. Elfler ve İnsanlar doğrudan Ilúvatar'ın (Eru'nun) çocukları olarak yaratılmışken, Cüceler Vala Aulë tarafından yaratılmıştır. Bu nedenle babaları Aulë gibi -diğer halklardan farklı olarak- taşla, metalle ve zanaatla çok güçlü bir bağları vardır. Dünyanın en büyük silahlarının, zırhlarının ve mücevherlerinin birçoğu onların ellerinden çıkmıştır.
1.A)Cücelerin Yaratılışı(detaylı bilgi)
Valar arasında demircilik, zanaat ve yaratımın efendisi olan Aulë, Arda'nın(Dünya) şekillenmesinde büyük rol oynadı. Ancak Ilúvatar'ın Çocukları olarak bilinen Elfler ve İnsanlar henüz dünyaya gelmemişti.
Aulë, bu yeni halkların gelişini görmek için sabırsızlanıyordu. Uzun bekleyiş sırasında kendi elleriyle, taştan ve toprağın özünden birtakım canlılar şekillendirmeye başladı. Bunlar daha sonra Cüceler olarak bilinecek varlıklardı.
Fakat Aulë'nin yarattıkları gerçek anlamda canlı değildi. Kendi başlarına düşünemiyor, yalnızca Aulë'nin iradesiyle hareket edebiliyorlardı. Çünkü yaşam verme ve bağımsız bilinç yaratma gücü yalnızca Eru Ilúvatar'a aitti.
1.B)Eru'nun Müdahalesi
Eru Ilúvatar, Aulë'nin yaptığını öğrendiğinde onun karşısına çıktı. Aulë, kendi yarattığı halkın Eru'nun tasarısına karşı gelmesini asla istemediğini ve yalnızca yaratma sevgisi nedeniyle bunu yaptığını söyledi.
Hatasını anlayan Aulë, Eru'nun iradesine karşı gelmek istemedi ve yarattığı varlıkları yok etmeye hazırlandı.
Tam o sırada beklenmedik bir şey oldu.
Aulë'nin yarattıkları geri çekildi, korku gösterdi ve darbelerden kaçınmaya çalıştı. Çünkü Eru onlara gerçek yaşamı ve özgür iradeyi bahşetmişti. Böylece Cüceler, Eru tarafından akıl, ruh ve bağımsız irade kazanarak gerçek bir halk haline geldiler.

2)Yedi Cüce Babası
Aulë, toplam yedi ata yaratmıştı. Bunlar daha sonra Cüce halkının yedi büyük hanedanının kurucuları oldular.
En ünlüsü, Ölümsüz Durin olarak bilinen ataydı. Durin'in soyundan gelenler Üçüncü Çağ boyunca Orta-Dünya'nın en güçlü Cüce hanedanı haline geldi.
Yedi ata şunlardı:
• Durin'in Halkı (Longbeards / Uzunsakallar)
• Ateşsakallar (Firebeards)
• Genişkalçalar (Broadbeams)
• Demir Yumruklar (Ironfists)
• Sert Sakallar (Stiffbeards)
• Karasakallar (Blacklocks)
• Taşayaklar (Stonefoots)
Batıdaki Mavi Dağlar'da özellikle Ateşsakallar ve Genişkalçalar yaşarken, diğer dört hanedan doğunun uzak bölgelerinde bulunuyordu. Bu nedenle onlar hakkında çok daha az bilgi günümüze ulaşmıştır.
2.A)Durin'in Halkı
Üçüncü Çağ'da en tanınmış Cüce topluluğu Durin'in Halkıdır. Hem Thorin Meşekalkan'ın hem de Gimli'nin mensup olduğu bu soy, Cüce tarihinin en önemli hanedanlarından biridir.
3)Cücelerin Özellikleri
• Sadakat onlar için her şeyden önemlidir.
• Dostluklarını kazanmak zordur ancak kazandığınızda ömür boyu sürer.
• Zanaatkârlık konusunda rakipsizdirler.
• Altına ve değerli madenlere büyük ilgi duyarlar.
• İnatçı ve gururlu olmalarıyla ünlüdürler.
4)Khazad-dûm: Görkemli Krallık
Cüce medeniyetinin en büyük sembollerinden biri hiç şüphesiz Khazad-dûm'dur. Ölümsüz Durin tarafından kurulmuştur. Daha sonraki çağlarda Moria olarak anılan bu devasa yeraltı şehri, bir zamanlar Orta-Dünya'nın en zengin ve en görkemli krallıklarından biriydi.
Ancak Mithril arayışında fazla derine inmeleri sonucu eski bir kötülüğü uyandırdılar: Balrog. Bu olayın ardından Khazad-dûm terk edildi ve Moria karanlığa gömüldü.
Vatanlarını kaybeden cüceler, Erebor(Yalnız Dağ) ve Demirtepeler'e göç ederek orada yeni uygarlıklar kurdular.