Violet, uzun yıllardır İngiltere'de yaşayan eski safkan ailelerden biri olan Ashbourne ailesinin ikinci çocuğudur. Ashbournelar hiçbir zaman kutsal yirmi sekiz aile arasında yer alacak kadar güçlü ya da zengin olmadılar. Onları tanınır yapan şey servetleri değil, nesiller boyunca şifacılar, öğretmenler, büyü tarihçileri ve kütüphaneciler yetiştirmeleriydi.
Ailenin en önemli kuralı ise çocuklarına küçük yaşlardan itibaren öğretilirdi.
"Bilgi, güçten önce gelir."
Babası Edmund Ashbourne, St. Mungo'da Zihin Büyüleri üzerine çalışan saygın bir şifacıydı. Annesi Helena Ashbourne ise Hogwarts mezunu eski bir Bitkibilim araştırmacısıydı ve evinde nadir büyülü bitkiler yetiştirirdi.
Violet'in kendisinden üç yaş büyük bir ağabeyi vardı: Nathaniel Ashbourne.
Çocukluğu oldukça huzurlu geçti. Ailesi ona hiçbir zaman safkan üstünlüğü fikrini aşılamadı. Bunun yerine her büyücünün yaptığı seçimlerle değer kazandığını öğrettiler.
Fakat her şey, karanlık rejimin yükselmeye başladığı yıllarda değişti.
Violet henüz sekiz yaşındayken babası, Muggle doğumlu hastalara gizlice yardım ettiği gerekçesiyle Bakanlık tarafından soruşturmaya alındı.
Resmî olarak suçlu bulunamadı.
Ama görevinden uzaklaştırıldı.
Aile gelirinin büyük kısmını kaybetti.
Evleri satıldı.
Yıllardır yaşadıkları büyük evden ayrılarak küçük, eski bir kır evine taşınmak zorunda kaldılar.
Violet ilk kez o gün ailesinin gerçekten korktuğunu gördü.
Annesi perdeleri her akşam erkenden kapatıyor, babası dışarı çıkmadan önce etrafı birkaç kez kontrol ediyordu.
Evlerinde artık yüksek sesle konuşulmuyordu bile.

Violet on bir yaşında Hogwarts'a başladığında ailesi ona tek bir konuda uyarıda bulundu.
"Kimseye hemen güvenme."
Gryffindor'a seçilen Violet kısa sürede cesareti ve adalet anlayışıyla dikkat çekti. Kan durumuna göre insanlara davranan öğrencilerden hoşlanmaz ve birkaç kez bu yüzden disiplin cezası alırdı.
Beşinci sınıfa geldiğinde farklı binalardan birkaç öğrenciyle arkadaş oldu.
Farklı görüşlerden gelseler de ortak noktaları aynıydı;
Hiçbiri yaşadıkları dünyanın doğru olduğuna inanmıyordu.
Bu arkadaş grubu zamanla gizlice buluşmaya, yasak kitapları okumaya ve Bakanlık tarafından sansürlenen tarih kayıtlarını araştırmaya başladı. Yeni düzene karşı gelen bu grup
daha sonra Phoenix Circle adını alacaktı.