Fawley’nin Büyük Salon önünde rezil olmasının yankıları tüm Hogwarts'ta bir fırtına gibi esmişti. Ancak Albus için bu durum, sadece bir ego tatmini değil, stratejik bir dönüm noktasıydı. O günden sonra, üst dönemlerden bazı safkan aile çocukları Albus’un yanına gelip, babasının "Muggle nefreti" üzerinden ona gizli bir hayranlık beslediklerini ima etmeye başladılar. Bu, Albus’un hayatındaki en büyük ironilerden biriydi: İnsanlar onu, ailesinin en büyük trajedisi üzerinden "kahraman" ilan ediyordu.
Albus, bu ilgiden iğrense de zekasını konuşturdu. Bu çocukları terslemek yerine, onlara mesafeli ama nezaketli bir üstünlük kurdu. Ancak bu durum, kütüphane rafları arasında Profesör Adalbert Waffling ile yaptığı o derin konuşmaya zemin hazırladı. Fawley olayından sonra Waffling, Albus’u sadece "zeki bir çocuk" olarak değil, "doğuştan liderlik yeteneği olan bir deha" olarak görmeye başlamıştı.
Kütüphanedeki loş ışıkta Albus’un incelediği o parşömen, aslında Fawley’e karşı kullandığı o "asasız ve sözsüz" sihrin teorik altyapısıydı. Profesör yanına geldiğinde, Albus’un Fawley olayındaki soğukkanlılığını şu sözlerle övdü:
"Güç, Albus, sadece bir asayı savurmak değildir. Güç, etrafındakilerin senin ne yapacağını bilmediği o sessizlik anıdır. Sen o gün Fawley’e büyü yapmadın, sen o gün okula kim olduğunu gösterdin."
Albus başını parşömenden kaldırıp profesörün gözlerine baktığında, Fawley olayının aslında onun içindeki o "hükmetme" arzusunu uyandırdığını fark etti. Fawley'i çamura buladığı an hissettiği o kısa süreli haz, Albus'u korkutuyordu. Çünkü o, kendisini Ariana’yı koruyan "iyi abi" olarak tanımlamaya çalışırken, okulun geri kalanı onu "yıkılmaz ve otoriter bir dahi" olarak görüyordu. Bu iki kimlik arasındaki uçurum, Albus'un o gece yatakhanesinde aynaya baktığında kendine şu soruyu sormasına neden oldu:
"Ben insanlara yardım ettiğim için mi seviliyorum, yoksa onlardan daha güçlü olduğum için mi korkuluyorum?"
Bu içsel çatışma, ilk yılın sonunda kazanılan "Hogwarts Başarı Ödülü" ile perçinlendi. Albus artık okulun "altın çocuğu"ydu ama bu unvanın altında, Fawley’nin çamurlu cübbesi ve Ariana’nın karanlık çığlıkları birbirine karışıyordu.