Hogwarts'ın en karanlık koridorunda, hiçbir meşalenin aydınlatamadığı bir ayna vardır: "Nirum Aynası." Erised’in aksine, bu ayna size arzularınızı değil, "asla olamayacağınız o kişiyi" gösterir.
Genç Albus aynanın karşısına geçtiğinde, orada ne Gellert’ı ne de Ariana’yı gördü. Aynadaki Albus, üzerinde hiçbir rütbe olmayan, basit bir köy büyücüsüydü; bahçesinde kız kardeşiyle gülerek çay içiyordu. Gözlerinde o meşhur "bilgelik" değil, sadece saf bir huzur vardı.
Albus o gün anladı: Kazandığı tüm güç ve şöhret, aslında kaybettiği o basit mutluluğun kefaretiydi. Aynadaki o huzurlu adam, Albus'un en büyük sırrı ve en derin yarası olarak kaldı.
"Bazen en büyük gizem, seçmediğimiz hayatımızda saklıdır."